Geri dön İzmir Eczacı Odası / Forum

Old 02.08.2010 10:58:47 1/11
Gönderen :  Mustafa Çağdaş Gündüz
Mesaj Sayısı :190
ZİNCİR ECZANE TEHDİTİ SOMUTLAŞIYOR.

Memleketimize hayırlı olsun.

Alman devi Rossman Türkiye pazarına 31 Temmuz 2010 Cumartesi günü Ankara'da açtığı ilk mağazası ile giriş yaptı.

Şimdilik Pnr Grup ile ortaklık yapısında faaliyet gösteren zincir, yasal mevzuat değişene kadar, kişisel bakım ve temizlik ürünleri ağırlıklı olacak.

Bu arada meclis ne zaman açılıyordu?

http://www.rossmannpinar.com.tr/

http://www.pnrgrup.com.tr/

Old 02.08.2010 17:10:43 2/11
Gönderen :  Hakan Kenan Taşoluk
Mesaj Sayısı :1074
ZİNCİR ECZANE TEHDİTİ SOMUTLAŞIYOR.

Hakan Kenan TAŞOLUK 02-08-2010 00:55:23

600 milyon dolarlık proje !

 

Bu ne zaman kavram oldu ,

yasası genelgesi yazıldı yayınlandı ben burayı kaçırdım sanırım !?

CarrefourSA'nın Merter'de yapmayı planladığı alışveriş merkezi, Multi Turkmall ve Apollo Gayrimenkul Danışmanlık ortaklığında hayata geçirilecek.
 
Drug store (ilaç marketi) kavramına yepyeni bir seçenek olarak kurulması planlanmış...
 
 
Kaynak Haberdaim.com
 
Old 27.07.2010 12:17:54 3/11
Gönderen :  Mustafa Çağdaş Gündüz
Mesaj Sayısı :190
ZİNCİR ECZANE TEHDİTİ SOMUTLAŞIYOR.

Aşağıda 3 haber var. Okuyun. Bağlantıları kendiniz kurmaya çalışın.

Old 27.07.2010 12:22:04 4/11
Gönderen :  Mustafa Çağdaş Gündüz
Mesaj Sayısı :190
ZİNCİR ECZANE TEHDİTİ SOMUTLAŞIYOR.

VARAN:1 RAPORLU İLAÇLAR REÇETESİZ ALINABİLECEK. BÖYLECE; İLAÇ GİDERLERİNİN DÜŞÜRÜLMESİ BAHANESİYLE KASTALARA İLAÇ SERVİSİ TEKRAR GÜNDEME GELECEK.

1 Ağustos’tan itibaren hasta öyküsü, diyabet verileri ve ilaç raporları sisteme girecek. Raporlular reçete yazdırmadan doğrudan eczaneden ilaç alabilecekler.

Genel Sağlık Sigortasıyla birlikte uygulamaya başlanan hasta bilgi kayıt sistemi MEDULA’ya yeni bilgiler eklendi.
MEDULA kayıtlarında 1 Ağustos 2010 tarihinden itibaren hastaların epikriz raporu özeti, ilaç kullanım raporları ve diyabet verileri de yer alacak.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından denetlenmekte olan MEDULA sisteminde yeni kayıtlar için modül eklentileri yapıldı. SGK, kayıt eklentileriyle ilgili çalışmaları 1 Temmuz tarihinde duyurdu ve iç alan test çalışmalarını başlattı.
SGK 16 Temmuz’da yayınladığı bir duyuruyla MEDULA sistemini kullanmakta olan kurumların da yeni modülleri Temmuz ayı sonuna kadar test etmelerini istedi.
Temmuz ayı süresince hem SGK, hem kurumlar tarafından yapılan testlerle eksik yanları belirlenip giderilecek olan yeni veri modülleri 1 Ağustos 2010 tarihinden itibaren kullanıma girecek.

NE SAĞLAYACAK?
Bu uygulamayla herkesin epikriz raporu özeti ve ilaç raporu sisteme girmiş olacak. Ayrıca SGK numarası bulunan herkesin diyabet bilgileri de MEDULA kayıtlarına girecek. Kurumlara başvuran hastaların diyabet bilgileri sisteme işlenmiş olacak. İlaç raporlarının eklenmesiyle de raporlu hastaların doğrudan eczaneye başvurmak suretiyle ilaç almalarının yolu açılacak.
Böylelikle:
• Raporluların reçete yazdırmak için hekime gitmelerine gerek kalmayacağı için SGK önemli bir muayene ücreti ödeme yükümlülüğünden kurtulmuş olacak. Bu uygulama aynı zamanda raporlu hastaların sağlık ocağı, hastane veya aile hekimi kapısında gereksiz yere beklemelerini ortadan kaldıracak.
• Epikriz raporu (hasta öyküsü) özetiyle de herkesin toplam sağlık bilgilerinin MEDULA kayıtlarına geçmesi sağlanacak. Hastanın ilaç alerjisi ve riskleri belirtilecek. Bu da özellikle acil durumlarda hastadan bilgi almak için zaman yitirilmeden doğru müdahale olanağı verecek.
• Bireyin diyabet kayıtları da bu tür müdahalelerde temel veri olacak.
Bu üç yeni modülden ikisinin (epikriz özeti ve diyabet verileri) hayat kurtarıcı önemde olduğu, ilaç raporları özetinin de SGK harcamalarında ve raporlu hastaların ilaca erişiminde zaman ve para açısından büyük tasarruf sağlayacağı belirtiliyor.

Old 27.07.2010 12:26:43 5/11
Gönderen :  Mustafa Çağdaş Gündüz
Mesaj Sayısı :190
ZİNCİR ECZANE TEHDİTİ SOMUTLAŞIYOR.

VARAN:2 SEKTÖRÜN YABANCI SERMAYEYE DEVRİ HIZLA DEVAM EDİYOR. SSK'NIN DEVRİ SÜRECİNDE YERLİ İLAÇ SANAYİSİNİN BİRER BİRER YABANCILARA SATILDIĞINI GÖRMÜŞTÜK. ŞİMDİ DAĞITIM KANALLARI YABANCI SERMAYEYE DEVREDİLİYOR. ZİNCİRİN ÜÇÜNCÜ HALKASINDA OLAN ECZANELERİN YABANCI SERMAYEYE DEVRİ SIRADA.

BAŞBAKANIN ZİNCİR ECZANE SÖYLEMİNİ HATIRLAYINIZ.

 

Hedef, Boots’a geçti, eczacılar ayaklandı
Hedef, Boots’a geçti, eczacılar ayaklandı
 
İngiliz Alliance Boots, ilaç toptancısı Hedef Alliance’taki payını yüzde 60’a çıkardı. Karara eczacılar tepkili..
 
27 Temmuz 2010 Salı 08:10

İngiliz Alliance Boots, ilaç toptancısı Hedef Alliance’taki payını yüzde 60’a çıkardı. Boots’un ilaç satan bir zincir olduğuna dikkat çeken eczacılar, şirketin bunu Türkiye’ye taşıyacağından kaygılı

Türkiye’nin en büyük ilaç toptancı ve dağıtım şirketlerinden biri olan Hedef Alliance’ın çoğunluk hissesi şirketin yüzde 50’sine sahip İngiliz ortağı Alliance Boots’a satıldı. Dün Hedef Alliance’tan yapılan açıklamada Alliance Boots’un şirketteki payının yüzde 60’a ulaştığı ve oranın gelecek iki yıl içinde kademeli olarak artacağı belirtildi.

Ethem Sancak, Hedef Alliance’ta İcracı Yönetim Kurulu Başkanı görevine devam edeceğini, satılan hisselerin kendisine ait olmadığını söyledi. Bu işe inancının devam ettiğini ifade eden Sancak, ilaç dağıtımı konusunda yatırımlarını sürdüreceklerini kaydetti.

Hisselerin ne kadara satıldığı açıklanmazken Alliance Boots, 2001’de Hedef Alliance’ın yüzde 25’ini 75 milyon dolara satın almıştı. Alliance Boots 2002’de payını yüzde 50’ye çıkarmıştı. Alliance Boots Yönetim Kurulu Başkanı Stefano Pessina, “Bu anlaşma uluslararası alanda, geniş ve büyüyen pazarlarda güçlü şirketlere yatırım yapma stratejimizi güçlendirdi. Ortağımız Ethem Sancak ile Hedef Alliance’ı bölgede büyütmeye devam edeceğiz” dedi.

Eczacılar toplanacak

İstanbul Eczacılar Odası Başkanı Semih Güngör, konuyla ilgili olarak şöyle dedi:
“Türkiye’de tartışılan eczaneler zincirinin somut bir adımı. Geçen aylarda eczane zincirlerine yeşil ışık yakılmıştı. Almanya merkezli bir eczane zinciri de Türkiye’ye yatırım yapacağını açıkladı. Şu anda yasal prosedür eczane zincirlerinin oluşmasına uygun değil. Ancak bu söylenenler ve satın almadan ortaya çıkan gerçek şu, Meclis açılınca bu konunun yasallaşması sağlanacak. Alliance Boots, ilaç satan market zincirine de sahip. Eczacılar bu durma tepki verecek. Perşembe günü Türkiye’nin tüm eczacı odaları Ankara’da  bir araya gelecek ve gündem maddelerimizden biri bu konu olacak.” 
Eczacılar Birliği Genel Sekreteri Özgür Özel de şöyle konuştu:

“Türkiye’de eczaneler halk eczanesidir. Patron eczacının kendisidir. Bu sistem zincirlerin Türkiye’ye girmesiyle bitirilecek. 1 kuruş parası eksik olan ilaç alamayacak. Pazar üstünlüğü yerli dağıtıcı ve yerli üreticide kalmalı.”

Sanayici rahat

İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Nezih Barut ise satışın kendi sektörlerinde çok önemli bir fark yaratmayacağını belirtti. Barut, “Aksine global bir şirketin, deneyimini pazara aktarıyor olması Türk ilaç sektörüne olumlu şekilde yansıyacaktır diye düşünüyorum” dedi.

İLAÇ SATAN MARKET

İngiliz Alliance Boots, İngiltere ve Avrupa’da ilaç ve kişisel bakım ürünleri satılan Boots marketlerinin de sahibi.

Şirketin İngiltere, Norveç, Rusya, İrlanda, Hollanda, İtalya, Çin, İsviçre, Litvanya ve Ortadoğu’da 3 bin 150 eczanesi ve 3 bin 250 kişisel bakım mağazası bulunuyor.

Alliance Boots, üç yıl önce özel girişim sermayesi şirketi KKR’a 11.1 milyar sterline devredilmişti.

Nevin Donat/Milliyet

Old 27.07.2010 12:34:25 6/11
Gönderen :  Mustafa Çağdaş Gündüz
Mesaj Sayısı :190
ZİNCİR ECZANE TEHDİTİ SOMUTLAŞIYOR.

Old 27.07.2010 12:36:15 7/11
Gönderen :  Mustafa Çağdaş Gündüz
Mesaj Sayısı :190
ZİNCİR ECZANE TEHDİTİ SOMUTLAŞIYOR.

VARAN 3: DAHA ÖNCE AYSEL HANIM BİR HABER AKTARMIŞTI. ÜZERİNDE ÇOK DURULMADI. BU BAŞLIĞIN ALTINDA OKUNMASI GEREKEN BİR HABER. AŞAĞIDA ALMAN ZİNCİR DEVİ TÜRKİYE'YE GELECEĞİNİ AÇIKLIYOR.

Dirk Rossmann to become first drugstore chain in Turkey

Wednesday, 16 December 2009  at  14:30, Bloomberg

Dirk Rossmann GmbH, Germany’s third- largest drugstore company, will open three stores in Turkey next year to become the country’s first drugstore-chain operator, the company said today by e-mail. The Turkish unit will be 75 per cent owned by Rossmann while local PNR Group will hold the rest, the Burgwedel, Germany-based retailer said. Rossmann, which is family owned, also has operations in four eastern European countries and gets almost a third of revenue from the region.
Old 27.07.2010 16:24:51 8/11
Gönderen :  Taşkın Çalı
Mesaj Sayısı :176
ZİNCİR ECZANE TEHDİTİ SOMUTLAŞIYOR.

Sevgili Çağdaş işte daha önceki yazdıklarımda demek istediğimiz şeyler gerçekleşiyor.

Mehmet ciğim dediğin gibi "artık para konuşmayalım" kusura bakma biraz havada kalıyor. İşte karşında topuyla tüfeğiyle "düşman orduları" geliyor, dışarıdaki ve içerideki bedhahları ile.

İnanmayın, " biz yine de eczanelere gideriz " diyenlere. 20 yıl önce de bakkallar için aynı şeyler söylenmiyor muydu ? " Bizim bakkal amcamız, sıkıştık mı veresiye alırız vs " . Şimdi ne oldu " zavallı bakkal!". Düşünün metro,tansaş,migros,kipa,carrefour bunlardan ne artar da bakkalları doyurur.

Şöyle bir düşündüm, eczanemi satsam borçlarım bile kapanmaz, 8 yıl oldu emekli olalı maaşım 600.-törkiş lira.

Dediğimiz zaman "eczaneler birer seçim bürosudur artık " bazıları ayağa kalktı hatta odalar ve teb deki delege seçiminin hatalı olduğunu , biraz daha akepe yandaşı eczacıların olması gerektiği söylendi.

Yalakalık ve yaranmacılık la bu işler yürümez. Çünki bu adamlarla muhatap olmuyorsunuz ki, arkada asıl patronlar var onlarla muhatap olmalıyız.

Bakın yarın çok geç olacak, hepimiz referandum başta olmak üzere bugünden propaganda ya başlamak zorundayız eczanelerimizde.

Adamlar "12 Eylül ün çocukları" oysa,hala "mazlumiyet müzesini" oynuyorlar. Adamlarda utanma olsa bir dönüp arkalarına bakar " yahu, benim anam babam kim ?" diye

Bütün bu oyunlar bitecek , hem de çok kolay sadece önünüze çıkanlara "kahve renkli HAYIR 'ı" önerin,anlatın,ikna edin,kabul ettirin, attırın.

Ben KAHVE yi çok severim deyin,

HAYIR lı günler dileyin,

HAYIR lı işler dileyin,

Bu işte bir HAYIR var deyin,

HAYIR varken şer'e ne gerek var deyin,

Kızmadan, kırmadan,

uhuletle ve suhuletle !

 

Old 28.07.2010 16:31:58 9/11
Gönderen :  Hakan Kenan Taşoluk
Mesaj Sayısı :1074
ZİNCİR ECZANE TEHDİTİ SOMUTLAŞIYOR.

Taşkın ağabeyim müsadenizle bir kısmını aktardım ben Eczacının Sesi'ne...

 

Old 29.07.2010 15:52:30 10/11
Gönderen :  M.Levent Budak
Mesaj Sayısı :79
ZİNCİR ECZANE TEHDİTİ SOMUTLAŞIYOR.

 

27 Temmuz 2010

ZAMAN DARALIYOR!

 

Güneydoğu ateş altındayken, Hatay ve İnegöl kaynamaya başladı. Şırnak’da Devlet adamları sokakta yürüyemiyor! Bu ateşin yayılması uzun zamandır planlanmaktaydı…

Yazmıştım, küresel güçler, kolay kolay pes etmeyen   milletleri ‘yola getirmek’ için bölgesel  savaşların ateşini yakarlar.. CIA  istasyon şefi Paul Henze açıkca söylemişti:

…. temel bir düzenlemenin (federasyonlaştırmanın) yapılabilmesi için 20. yüzyılın sonunda Türkiye’nin içine sürüklendiği bunalımın  daha (da) kötüleşmesi gerekecektir.’(Mustafa Yıldırım, Sivil Örümceğin Ağında)

 

İşte bunalım giderek arşa tırmanıyor.  Bakın işsizlikten, açlıktan yokluk ve yoksulluktan, satılan fabrikalardan bahseden kaldı mı?  Gündem giderek sertleşiyor. Bu ‘iç savaş’ gündemidir. Açın Yugoslavya örneğini okuyun. Aynen böyle başlamıştır.

 

 

Perkins  şablonu yazmıştı…

 

John Perkins’i okudunuz mu? Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları adlı kitabın yazarı.

 Küresel sermayenin/çetenin Yugoslavya’da  ve dünyanın birçok ülkesinde nasıl bir senaryoyla hareket ettiğini ana başlıklarıyla anlatır.   İnternetteki bir söyleşisinde  dünyayı ele geçirmeyi hedefleyen küresel sermayenin şablonunu şöyle özetlemişti.

İşte, Türkiye’nin 1947 sonrası tarihi.

 

‘Biz ekonomik tetikçiler,önce  doğal kaynakları zengin , stratejik konumları önemli ülkeleri tespit ederiz. O ülkeye Dünya Bankası ya da kardeş kurumlardan bir kredi ayarlarız. Ayarlanan kredi asla o ülkenin hazinesine  gitmez. O ülkede ‘proje’ yapan bizim şirketlerimizin kasasına girer.

 Enerji santralleri, sanayi alanları, limanlar yapılır.. Bizim şirketlerimiz kazanır .. O ülkedeki birileri de nemalandırılır.  . Toplum bu düzenekten hiçbir şey kazanmaz.  Ama ülke büyük bir borcun altına sokulmuş olur. Bu  o kadar büyük bir borçtur ki ödenmesi imkansızdır. Plan böyle işler..

Sonunda  ekonomik danışmanlar/tetikçiler olarak gider onlara deriz ki: ‘Bize büyük borcunuz var. Ödeyemiyorsunuz. O zaman petrolünüzü satın, doğal gazı bize verin, askeri üslerimize yer gösterin! Askerlerinizi birliklerimize destek olmaları için savaştığımız bölgelere  gönderin, Birleşmiş Milletler’de bizim için oy verin!. Elektrik, su, kanalizasyon sistemlerinizi özelleştirin! Onları  Amerikan şirketlerine ya da diğer çok uluslu şirketlere satın!

Sosyal hizmetleri, teknik sistemleri, eğitim kurumlarını,  sağlık kurumlarını  hatta adli sistemleri ele geçiririz  Bu, ikili üçlü dörtlü bir darbeler serisidir.’

 

İşgal Ordularına çağrı  başladı!

 

 

Bir ülkenin ekonomisi tamamen ele geçirildikten sonra,  tüm temel organları yavaşça ele geçirilir.  Devleti devlet yapan kurumlar paramparça edilir. Siyasetine, ordusuna, polisine, yargısına, eğitim sağlık sistemlerine  sızılır. Ülke felç edilir.

 

Eşzamanlı olarak  etnik ve dini  gruplar kışkırtılır. Açlığın işsizliğin  kol gezdiği ülkeler, yabancı ajanlar için münbit topraklardır.

 

Ülkenin siyasileri Beyaz Saraya  ,  genel kurmayı NATO’ya,  ekonomisi Dünya bankasına, üniversiteleri Erasmus’a bağlanır. Medyası bağlı olunan kurumlar için çalışır!

 

Feodal ağalardan uyuşturucu baronları yaratılır. Milli dokular bozulur, millet içine ‘halkların özgürlüğü’ tohumlanır, ‘kendi kaderini tayin hakkı’ isteyen halklar, ne hikmetse hep   petrol bölgelerinde  ortalığı kasıp kavurur.  Para ganidir. Destek de öyle..

 

Belediyeler sanki artık  o ülkenin değil, Avrupa’nın Amerika’nın belediyeleridir. Küresel hükümete bağlı çalışırlar.    

Arkalarında dağ gibi emperyalizm vardır.

 

İsrail ve ABD istihbaratı yardımcılarıdır. Terör örgütü ordularıdır. Televizyonlar taraftarlarıdır…

 

Ortalık kan gölüne dönünce, Beyaz Saray’ kalın iplerle bağlı  siyasiler,  ‘NATO gelsin!, BM Barış Gücü nerde?’ diye bağıracaklardır..

 

Sözüm ona muhalefet, ‘TSK, Türkiye Cumhuriyetini koruyup kollama görevinden istifa etsin!’  diye ortaya çıkacaktır.

 

Saygın Atatürkçü sivil toplum örgütleri,  emperyalizmin Anayasası oylanırken ‘Biz tarafsızız! Ses çıkaramayız!’ buyuracaktır.

 

Bir PLATFORM farzdır!

 

 

Ülkede ayık, sesi çıkan, önde gelen kanaat önderleri, , komutanlar, gazeteciler  içeri tıkılmıştır, susturulmuşlardır. Ordu alenen tasfiye edilmektedir. Hukuk guguk olmuştur!

 

Sadece kendi için değil, tüm mazlum milletler için yepyeni bir tarih yazmış olan bir millet,  ordusunun bir sırtlan sürüsünün saldırısına uğradığını acıyla görüyor.  En üst düzey NATO paşalarının Beyaz Saray siyasileri ile elele verişlerini izliyor.

 

Henze’nin dediği gibi, ‘bunalım koyulaştıkça’,  sokak çatışmaları artacak, güvenlik güçleri kan kaybedecek,  yapayalnız, çaresiz, işsiz aşsız bırakılmış halk galeyana gelecektir.

 

Tarih, içinden geçtiğimiz bugünleri  Türkiye’ye yapılan emperyalist  bir SİVİL DARBE olarak kaydedecektir.

 

Hatay’da  Şırnak’da ,İnegöl’de  CIA ve Mossad, plan gereği,   denemeler yapıyorlar. Türkiye’nin Batı,  Doğu ve Güneyinde  yapılan bu iç savaş testi, ülke genelinde uygulamaya sokulmak istenecek, sonraki ilk durak Karadeniz kentleri olacaktır

 

 

Kimin  Türkiye tarafında, kimin başka ülkeler tarafında olduğunun ayan beyan ortaya çıktığı, bir süreçten geçiyoruz.  Milli güçler ve milli irade  er ya da geç elele verecektir!

Detaylar kaybolacak, ‘can havli’ devreye girecektir. 

 

Başka ülkelerin işgali altında yaşamak istemeyen HERKES, başta  samimi dindar, solcu, Türkçü  kanaat önderleri acilen bir araya gelmeli, konferanslar, kongreler, düzenlemelidir. Bunlar, parti tabelaları altında değil, her kentte bağımsız platformlarda yapılmalıdır. Ve bu faaliyet, referandum için olduğu kadar, onun çok daha ötesinde, çok daha geniş bir gelecek düşüncesiyle planlanmalıdır.

 

 

Banu Avar

Old 29.07.2010 16:11:02 11/11
Gönderen :  M.Levent Budak
Mesaj Sayısı :79
ZİNCİR ECZANE TEHDİTİ SOMUTLAŞIYOR.

DUBAİ  AÇILIMI

Sayın Kılıçdaroğlu'nun dillendirdiği DUBAİ SÖZLEŞMESİ içinde ; acaba 1 milyar dolarlık nakit yardım yada 6 milyar dolarlık kredi yaratılması karşılığında Türk Silahlı Kuvvetlerinin, ABD İZNİ OLMADAN hiçbir harekette bulunmaması hükmü yer almaktamıdır? Bu hükmün bulunduğu ABD kaynaklarında dillendirilmiştir.Bu hüküm doğruysa bu anlaşmayı yapanlar ne yapmış olurlar ve sonları neresidir?Ayrıca Abdullah Gül'ün Kolın POWELL' la yaptığı 2 sayfa 9 maddelik anlaşma da bir açıklanıverse ya...