KURUM ÖDEMELERİ VE GERÇEKLER


 

Ülkemizde eczane cirolarının önemli bir kısmını resmi kurumlara kesilen faturalar oluşturuyor ve her geçen yıl bu oran artarak devam ediyor.Özellikle 2005 yılı başında tanıştığımız  iki önemli kurum Yeşil Kart ve SSK sonrasında  bu oran yaklaşık % 90' lara ulaştı.Neredeyse ülke nüfusunun tamamına    eczanelerden  sunulan sağlık hizmetlerinin nitelikli olarak  sürdürebilmesi için resmi kurum ödemelerinin zamanında yapılması büyük önem taşıyor.Son yıllarda sıklıkla olduğu gibi, resmi kurum ödemelerinin gecikmesi durumunda  ise ekonomik sıkıntı yaşaması kaçınılmaz olan küçük ve orta ölçekli eczaneler banka kredisi kullanmak zorunda kalacak veya depoların gecikme faizlerine mahkum olacaklardır.


İlaç fiyat kararnamesi ile düşen fiyatlara ,eczaneler üzerinden yapılan kurum iskontolarındaki değişikliklere  ve tasarruf amaçlı tüm düzenlemelere rağmen ilaç harcamaları her yıl artıyor ve eczanelere yapılacak ödemelerde ciddi gecikmeler yaşanıyor. Özellikle yılın ikinci yarısında bu sorun yaşanıyor ve her geçen yıl bu sorun eczaneler için biraz daha yakıcı hale geliyor.


Sağlık hizmetlerinin yaygınlaşması nedeniyle doğal olarak artış sergileyen ilaç harcamalarını azaltmak için yapılan tüm çalışmalara ve müdahalelere karşın bu soruna ne yazık ki kalıcı çözüm bulunamıyor.Sosyal güvenlik kuruluşlarının yer almadığı ve eczacının kendi alacağına faiz ödeyeceği uçuk projeler ise eczacı tabanında kabul görmüyor.


Ülkemizde iktidarlar değişiyor ama sağlığa bakış ve sağlık politikaları değişmiyor , sağlık harcamaları için gerçekçi bütçeler ise ne yazık ki oluşturulamıyor.
İşte tam bu noktada Yeşil Kart gerçeğini de mercek altına almamız gerekiyor.Hani hak sahibi sayısı hızla artarak (oniki milyonu) Yunanistan nüfusunu  geçen, ülkemizin emekli sandığından sonra ikinci büyük sosyal güvenlik kurumu konumuna gelen yapıyı incelemeliyiz.


Tabi ki bu ülkede yaşayan herkes eşit sağlık hizmeti almalı ve ekonomik gücü olmayan vatandaşlarımızın sağlık harcamaları karşılanmalıdır.Ancak , bu hizmeti sunmadan önce gerçek hak sahipleri ciddi bir süzgeçten geçirilerek özenle belirlenmeli ve kayıt dışı sorunu ivedilikle çözülmelidir.Aksi halde sosyal güvenlik kuruluşlarının tamamında sağlık hizmetlerinde sorun yaşanması kaçınılmaz olacaktır.


Önümüzdeki süreçte resmi kurum ödemelerinin nasıl bir seyir izleyeceğini tahmin edebilmek için bazı ekonomik verilere göz atmak yeterli olacaktır.Bu arada hemen belirtmemiz gereken b